Ceza Hukuku

Tutuklama Nedir? Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi Örneği

Tutuklama Nedir?

Tutuklama, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamında düzenlenen bir koruma tedbiridir. En basit anlamıyla ceza yargılamasında kişinin mahkeme veya hakim kararıyla hukuka uygun bir şekilde hürriyetinin kısıtlanması anlamına gelmektedir. Kanun hükmüne göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. Bu maddeden anlaşıldığı üzere tutuklama her sebeple verilebilecek bir tedbir değildir.

Tutuklama Sebepleri Nelerdir?

Tutuklama sebepleri de yine 100. maddede sayılmıştır. Tutuklama nedeninin var sayılabileceği haller; şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların söz konusu olması ve şüpheli veya sanığın davranışları delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme veya tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma gibi hususlarda kuvvetli şüphenin söz konusu durumlarıdır.

CMK’nın 100. maddesinin 3. fıkrasında katalog suçlar sayılmıştır. Bu katalog suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Bu suçlar:

a)Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3,bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8. Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312,
313, 314, 315),
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.e)Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f)  Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g)  Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar

Tutuklama Yasağı Olan Suçlar Hangileridir?

Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Bu suçlar hakkında kanun tutuklama yasağı öngörmüştür.

Tutuklama Kararı Kim Tarafından Verilir?

Tutuklama kararına soruşturma evresinde cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimi tarafından, kovuşturma yani mahkeme evresinde cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya mahkemece resen karar verilebilir. Tutuklama kararlarının ve tutuklama taleplerinin gerekçeli olması kanuni bir zorunluluktur. Tutuklama talebi söz konusu olduğunda şüpheli veya sanığa kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafi yani ceza avukatı yardımından yararlandırılır. Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhal serbest bırakılır.

Tutuklama Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Tutuklama Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Tutuklama kararının mahkemece veya sulh ceza hakimince verilmesi üzerine tutuklama kararında itiraz süresi ve itirazın yapılacağı merci gösterilir. Tutuklama kararına itiraz süresi 7 gündür. Bu süre tutuklama kararının tefhiminden yani yüze okunmasından, tefhim söz konusu değilse tebliğinden itibaren başlar. Tutuklama kararına itiraz bir dilekçe ile yapılır. Tutuklama kararına itiraz dilekçesi örneği aşağıda sunulmuştur.

Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

 

…. SULH CEZA HAKİMLİĞİ’ NE

Dosya No: 2020/….

Tutuklamaya İtiraz

Eden (Şüpheli)                 : (İsim Soyisim) (T.C. Kimlik Numarası)

(Adres)

Müdafi                               : Av. Ezgi Merve SAPMAZ

Alibey Mah. Turgut Özal Bulvarı No:28/3 Silivri/İSTANBUL

Konu                                  : Müvekkilimiz hakkında verilen tutuklama kararına itirazlarımızın sunumudur.

Açıklamalar                      :

….. Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen 2020/…. nolu soruşturma kapsamında …/…/2020 tarihinde müvekkilimizin ifadesi alınmış ve tutuklama tedbiri uygulanması istemiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmiştir.

Sulh Ceza Hakimliği kararı ile müvekkilimiz hakkında CMK m.100 gereğince tutuklanma tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama kararı yerinde değildir. Yasal süresi içinde tutuklama kararına itiraz ediyoruz. Şöyle ki;

Müvekkilimiz soruşturma evresinin her aşamasında doğruları açıkça ifade etmiştir. Kendisinin üzerine atılı suçla hiçbir ilgi ve alakası bulunmamaktadır. Müvekkilimiz aleyhine hiçbir somut delil dosya kapsamında bulunmamaktadır. Ayrıca suç vasfının değişme ihtimali de mevcuttur.

Tutuklamanın sadece bir güvenlik tedbiri ve son çare olan bir güvenlik tedbiri olması göz önünde bulundurulduğunda, kaçma ve delilleri yok etme anlamında herhangi bir yola başvurmayan ve böyle bir şüphesi de bulunmayan şüphelinin tutuklama ile hürriyetinden yoksun bırakılması gerek T.C. Anayasasına gerekse de AİHS’ne açıkça aykırıdır. AİHM de içtihatlarında tutuklamanın en son önlem olarak uygulanması gerektiğinden bahsetmekte; başka bir önlemle tutuklamadan sağlanan yarar sağlanabilecekse, tutuklama yoluna gidilmemesi gerektiğini söylemektedir. CMK 109’daki adli kontrol kurumunun tutuklamaya göre öncelikle uygulanması gerekir. Tutuklama en son tedbirdir. Sulh Ceza Hâkimliği, öncelikle adli kontrolü uygulamadan tutuklamaya hükmetmemelidir. Müvekkilimin hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmadan, bu tedbirden yarar sağlanıp sağlanamayacağı tespit edilmeden doğrudan tutuklama kararı verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Müvekkilimizin kaçma şüphesi söz konusu değildir. Zira müvekkilimizin bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi mevcuttur.  Müvekkilimiz daha önce hiç yurt dışına çıkmamıştır. Pasaportu dahi mevcut değildir. Dolayısıyla kendisinin kaçma şüphesi bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Müvekkilimiz sabit ikametgah sahibidir. Ailesiyle birlikte bu ikamette yaşamaktadır. Ayrıca kendisinin düzenli bir işi olup, tutuklu kalması halinde hem mesleki faaliyeti son bulacak hem de ailesi ciddi şekilde mağdur olacaktır.

Müvekkilimizin delilleri karartma şüphesi de bulunmamaktadır. Zira soruşturmanın bu evresinden sonra toplanılacak deliller müvekkilimizin ulaşamayacağı, etki edemeyeceği delillerdir. Ayrıca bu aşamadan sonra toplanılacak delillerin müvekkilimizin lehine olacağı da aşikardır. Kaçma ve delilleri yok etme şüphesi bulunmayan, adli kontrol hükümleri uyarınca serbest bırakıldığı takdirde tüm yükümlülükleri gereği gibi yerine getirecek olan, daha önce herhangi bir suça karışmayan müvekkilimizin tutuklu kalması aşırı bir tedbir olup, tutuklamaya itiraz ediyoruz. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına, hâkimliğiniz aksi kanaatte ise ADLİ KONTROL hükümleri uyarınca serbest bırakılmasına karar verilmesini isteme gereği hâsıl olmuştur.

İstem ve Sonuç               :

Açıklanan nedenlerle ve Sayın Hakimliğinizin re’sen takdir edeceği nedenlerle;

-Müvekkilimiz hakkında verilen Tutuklamaya ilişkin kararın İTİRAZEN KALDIRILMASINA ve Müvekkilimizin SALIVERİLMESİNE,

-Sayın Hakimliği’niz aksi kanaatte ise CMK m.109 ve diğer hükümler gereğince tutuklama tedbirinin ADLİ KONTROLE çevrilmesini şüpheli müdafii olarak saygılarımla arz ve talep ederiz. …/…/2020

Tutuklamaya İtiraz Eden

Şüpheli Müdafi

Av. Ezgi Merve SAPMAZ


Ceza hukukuyla alakalı daha fazla içeriğe ulaşmak için hemen Ceza Hukuku Makaleleri sayfamızı ziyaret et.

Daha detaylı bilgi almak için Bilgiç Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.

0553 351 62 23

Avukat Ezgi Merve SAPMAZ

BİLGİÇ HUKUK BÜROSU


Bu metinden kısmen alıntı yapılması yahut metnin farklı bir mecrada paylaşılması durumunda alıntı yapılan yahut paylaşılan yazıya aşağıdaki ibareler eklenmelidir.

”Yukarıdaki makalenin tüm hakları yazarı Avukat Ezgi Merve SAPMAZ’e aittir ve makale, yazarı tarafından Bilgiç Hukuk Bürosu (www.bilgichukuk.com.tr) sayfasında yayınlanmıştır.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu