Sağlık Hukuku

Hekimin Cezai Sorumluluğu Nedir?

Hekimin Cezai Sorumluluğu Nedir?

Hekimin hastasına uygulamakta olduğu tıbbi müdahalenin hukuka aykırı bir nitelik taşıması halinde bu hareket aynı zamanda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunumuz çerçevesinde de bir suça vücut veriyor ise bu durumda hekimin Malpraktisten doğan cezai sorumluluğundan bahsedilmesi gereklidir. Bu durumda zarar gören kişi/ ilgililerin şikayeti üzerine veya devletin re’sen harekete geçmesi üzerine hekim hakkında gerekli işlemler başlatılarak hekimin ceza hukuku kapsamında cezalandırılması için soruşturma başlatılacaktır. Ardından kovuşturma yoluna geçilerek ceza davası yürütülecektir.

Özel hukuk kapsamında söz konusu fiil ile ilgili olarak hukuka aykırılık nedeniyle yine zarar gören tarafından maddi ve manevi tazminat talep hakkı doğmakta iken ceza hukukunda ise bu hukuka aykırı fiilin –tıbbi malpraktis- suç teşkil etmesi sebebiyle ceza davasının yürütülmesi gerekmektedir.

Hekim Hakkındaki Soruşturma Süreci

Hekim Hakkındaki Soruşturma Süreci 

Hekimlerin tıbbi malpraktisleri nedeniyle meydana gelen zararlar, bu hususta meydana gelmiş suçlar hakkındaki işlemler Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülmektedir.

Önemle belirtilmesi gereklidir ki; özel hastanede ve kendi muayenehanesinde çalışmakta olan hekimler ile kamu sektöründe çalışmakta olan hekimler hakkında başlatılacak soruşturmaların başlangıç aşamalarında farklılıklar bulunmaktadır.

  • Özel hastanede ve kendi muayenehanesinde çalışan hekimler ile ilgili olarak tıbbi malpraktis sebebiyle bir şikayette bulunulduğu zaman derhal soruşturma aşaması başlamaktadır.
  • Ancak kamu sektöründe çalışan hekimler ile ilgili olarak tıbbi malpraktis nedeniyle bir şikayette bulunulduğu zaman ise derhal soruşturmaya başlanamamaktadır. 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun gereği, hekimler hakkında soruşturmaya başlanabilmesi için öncelikle mülki amirlerince soruşturmaya izin verilmesi gereklidir. Bu şekilde kamuda çalışan hekimler için öncelikle idari soruşturmaya başlanıp ardından da bunun sonucunda mülki amirden soruşturma izni verilmesi suretiyle adli soruşturmaya başlanmaktadır.

Görüleceği üzere kamu sektöründe çalışan hekimlerle ilgili olarak soruşturmaya başlanması mülki amirin iznine bağlanmışken özel hastanelerde ve kendi muayenehanesinde çalışan hekimler ile ilgili soruşturmalara Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından derhal başlanılmaktadır.

Hekimin Cezai Sorumluluğunun Dayanağı

Hekimlerin uyguladıkları tıbbi müdahale sırasındaki hataları nedeniyle sorumlulukları ceza hukukumuzda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 85. Ve 89. Maddelerine dayanmaktadır. Anılan maddeler taksirle yaralama ve taksirle öldürmeye ilişkin maddelerdir. Görüleceği üzere hekimin cezai sorumluluğuna dayanak gösterdiğimiz maddelerin ana unsuru “taksir”dir. Yani hekimin manevi bir unsur olan taksir ile bu suçu işlemiş olması aranmaktadır.

Kast unsurunun aranmama sebebi ise, hekimin kasten işleyeceği bir suç ile ilgili olarak normal bir vatandaşın tabii olduğu yargılamaya usulüne tabii olacak olmasıdır. Kasten işlenen bir suç olması halinde tıbbi uygulama hatası olarak değerlendirilmesi söz konusu olmayacaktır. Yani hekimin görevinden dolayı cezai sorumluluğu bu durumda taksir ile işlediği suçlar kapsamında doğmaktadır.

Hekimin Taksirli Sorumluluğundan Doğan Cezai Sorumluluğu

Hekimin Taksirli Davranışından Doğan Cezai Sorumluluğu

  • Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme ( TCK m. 85)

Hekimin hatalı tıbbi uygulamasından sebeple bir ölüm gerçekleşmiş olmalıdır. Bu ölümün gerçekleşme sebebi ise hekimin tıp sanatını icra ederken göstermesi gereken özen ve dikkati göstermemesidir. Hekimin bu hususta 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu m. 85 gereğince cezalandırılabilmesi için mesleğinin gerektirdiği özeni göstermediği ve dikkatini sağlayamadığı sabit olmalıdır.

  • Taksirle Yaralamaya Sebebiyet Verme ( TCK m. 89)

Hekimin hatalı tıbbi uygulaması sonucunda hastanın yaralanması söz konusudur. Bu yaralanmanın gerçekleşme sebebi ise hekimin tıp sanatını icra ederken göstermesi gereken özen ve dikkati göstermemesidir. Hekimin bu hususta 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu m. 89 gereğince cezalandırılabilmesi için mesleğinin gerektirdiği özeni göstermediği ve dikkatini sağlayamadığı sabit olmalıdır. Bilinçli taksir söz konusu olmadığı müddetçe şikayetin arandığı bir suç tipidir. Yani hekim hakkında soruşturmaya başlanabilmesi için bilinçli taksir olmadığı hallerde zarar görenin şikâyeti aranmaktadır.

Hekimin Sorumluluğunda Bilirkişi İncelemesi

Açıklandığı üzere hekimin tıp uygulamalarını icra ederken Malpraktis meydana gelmesi halinde şikayet üzerine veya re’sen soruşturma ve ardından kovuşturma işlemlerine başlanmaktadır. Bu aşamada hekimin tıbbi uygulamasında bir kusurunun olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu hususun incelenmesi için de mahkemece bilirkişi incelemesi istenilmektedir. Bu incelemeler, Yüksek Sağlık Şurası ve Adli Tıp Kurumu’nun ilgili birimlerinden görevlendirilen bilirkişiler tarafından gerçekleştirilmektedir.

Görevlendirilen bilirkişi somut olayı incelemektedir ve ardından bir kusur raporu hazırlamaktadır. Mahkeme de bu raporu esas alarak hekimin sorumluluğunu inceleyecek ve ardından bu hususta karar verecektir.

Stajyer Avukat Beste Sanem ŞAHİN

Sağlık hukukuyla alakalı daha fazla içeriğe ulaşmak için hemen Sağlık Hukuku Makaleleri sayfamızı ziyaret et.

Daha detaylı bilgi almak için Bilgiç Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.

0553 351 62 23

Avukat Ezgi Merve SAPMAZ

BİLGİÇ HUKUK BÜROSU


Bu metinden kısmen alıntı yapılması yahut metnin farklı bir mecrada paylaşılması durumunda alıntı yapılan yahut paylaşılan yazıya aşağıdaki ibareler eklenmelidir.

”Yukarıdaki makalenin tüm hakları yazarı Avukat Ezgi Merve SAPMAZ’e aittir ve makale, yazarı tarafından Bilgiç Hukuk Bürosu (www.bilgichukuk.com.tr) sayfasında yayınlanmıştır.”

 

Başa dön tuşu