Ceza Hukuku

Ceza Hukukunda Şikayet Nedir?

Şikayet, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzda, fail hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesi için, mağdurun bu yöndeki irade beyanının arandığı durumlarda mağdurun bu suç ile ilgili muhakeme yapılması arzusunu yetkili makamlara açıklamasıdır.

Suçtan zarar görenin şikâyetinin, soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şart olarak arandığı suçlara “şikayete bağlı suçlar” denilmektedir. Bu şekilde bazı suçların şikayete tabi tutulmasının nedeni ise; bu suçlarla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı tarafından doğrudan soruşturma başlatılmasının, suçtan zarar gören bakımından daha çok mağduriyet yaratabilecek olması ihtimalinin mevcut olmasıdır.

Kanunumuzda her durumda soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bulunan suçlara “mutlak şikayete bağlı suçlar” denilmektedir.

Şikayete Tabi Suçlar Hangileridir?

Bu suçlar:

  • Vatandaş tarafından yurt dışında işlenen suç (TCK m. 11/2)
  • Yabancı tarafından yurt dışında işlenen suç (TCK m. 12/2)
  • Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir kasten yaralama (TCK m. 86/2 )
  • Taksirle yaralama (TCK m. 89/1)
  • Basit cinsel saldırı (TCK m. 102/1)
  • Eşe karşı nitelikli cinsel saldırı (TCK m. 102/2 )
  • Çocuğun cinsel istismarı suçunun sarkıntılık düzeyinde kalmış halinde failinin çocuk olması ( TCK m. 103/1, c.3)
  • Ergin olmayanla cinsel ilişki (TCK m. 104/1)
  • Basit cinsel taciz (TCK m. 105/1)
  • Malvarlığına yönelik zarar tehdidi (TCK m. 106)
  • Konut dokunulmazlığını ihlal (TCK m.116)
  • İş ve çalışma özgürlüğünü ihlal (TCK m. 117)
  • Kişilerin sükûn ve huzurunu bozma (TCK m. 123)
  • Hakaret (TCK m. 131)
  • Özel yaşama ve yaşamın gizli alanına karşı suçlar (kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç) (TCK m.139)
  • Hırsızlık suçunda cezanın azaltılmasını gerektiren nitelikli unsurlar (TCK m.144)
  • Kullanma hırsızlığı (TCK m.146)
  • Mala zarar verme (TCK m.151)
  • Hakkı olmayan yere tecavüz (TCK m.154/1)
  • Güveni kötüye kullanma (TCK m.155)
  • Bedelsiz kalmış senedi kullanma (TCK m.156)
  • Alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık (TCK m.159)
  • Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf (TCK m.160)
  • Yakın akrabalar arasında mala karşı işlenen suçlar (TCK m.167/2)
  • Açığa imzanın kötüye kullanılması (TCK m. 209)
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali (TCK m.233/1)
  • Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (TCK m.239)
  • Yabancı devlet başkanına karşı suç (TCK m.340/2)
  • Yabancı devlet bayrağına hakaret (TCK m.341/2)
  • Yabancı devlet temsilcilerine hakaret (TCK m.342/2)

Şeklinde kanunumuzda sayılmıştır.

Eğer kanunda açık açık bir suçun şikayete bağlı olduğu yazılmamış ise, o suç için savcılık ve mahkeme tarafından doğrudan soruşturma ve kovuşturmaya başlanacağı anlaşılır.

Türk Ceza Kanunu’nun 73. Maddesinde şikayet hakkının   “yetkili kimse” tarafından kullanılabileceği düzenlenmiştir. Yani suçtan zarar gören kişiler şikayet hakkına sahip olacaktır. Şikayet hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlıdır ve doğrudan suçtan zarar gören tarafından kullanılması gerekmektedir. Şikayet hakkının kişinin akrabası ya da arkadaşı tarafından kullanılması mümkün değildir. Bu durumun tek istisnası ise şikayet hakkına sahip olan kişinin bir ceza avukatını vekil tayin etmiş olmasıdır. Ceza avukatı, vekaletnamesinde bu yönde yetki bulunması durumunda kişi adına şikayet hakkını kullanabilmektedir.

Ancak mağdur şikayet etmeden ölürse veya suç ölmüş olan bir kişinin hatırasına karşı işlenirse ölen kişinin 2. Dereceye kadar yakınları şikayette bulunabilir.

Ceza Hukukunda Şikayet?

Yine TCK madde 73’ün düzenlemesine göre şikayet süresi altı ay olarak belirlenmiştir. Bu şikayet süresi hak düşürücü niteliktedir.  Bu süre mağdurun söz konusu eylemin ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği tarihten itibaren başlayacaktır. Ancak bu süre suça ilişkin esas olarak belirlenmiş olan zamanaşımı süresini geçemez. Altı ay içerisinde şikayet hakkının kullanılmaması durumunda şikayet hakkı düşer.

Suçtan zarar görenlerin birden fazla olması halinde şikayet hakkının kullanılabileceği süreler, her suçtan gören için ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Çünkü her bir suçtan zarar görenin şikayet hakkı birbirinden bağımsız niteliktedir.

Suçtan zarar görenin şikayetini bildirirken sadece söz konusu eylemi belirtmesi yeterli olup ayrıca oluşan suçu doğru olarak nitelendirmiş olması gerekmemektedir. Yani şikayet dilekçesinde yalnızca ilgili eylemin açıklanması gerekli ve de yeterlidir. Cumhuriyet Başsavcılığı gerekli soruşturmayı yerine getirerek, delilleri toplayarak yeterli şüphenin oluşması durumunda ceza yargılamasının yapılması için iddianame düzenler.

Şikayet hakkına sahip olan kişinin, bu hakkını kullanabileceği süre içerisinde şikayet hakkını kullanmayacağını bildirmesi şikayetten feragat olarak anılmaktadır. Şikayetten feragat tek taraflı olarak yapılmaktadır. Şikayetten feragat henüz şikayet yapılmadan önce şikayet hakkının kullanılmayacağına dair açıklamadır. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, şikayet hakkı henüz doğmadan önce şikayetten feragat mümkün değildir. Doğmamış bir haktan feragat edilebilmesi mümkün değildir.

Şikayet hakkının kullanılmasından sonra, söz konusu şikayetin geçersiz kılınması amacıyla hükmün kesinleşmesine kadar yapılan açıklama ise şikayetten vazgeçme olarak isimlendirilir. Şikayetten vazgeçme koşula bağlı olarak yapılmaktadır ve failin de bunu kabul etmesi gerekir. Bu sebeple iki taraflı bir işlemdir. Şüpheli veya sanığın şikayetten vazgeçme müessesini kabul etmemesi durumunda hüküm doğurmaz ve ceza yargılaması devam eder. Yani fail suçsuz olduğuna ve beraat edeceğine inanmakta olup bu durumu kabul etmez ise ceza yargılaması devam edecektir.

Soruşturma sürecinde Cumhuriyet savcısı söz konusu suçun şikayete bağlı bir suç olmasına karşın, şikayet koşulunun kesin olarak yerine getirilemeyeceğini saptar ise bu durumda takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığına dair karar) kararı verir.

Soruşturma evresi sonunda kovuşturmaya geçilmesinin ardından suçun şikayete bağlı olduğu anlaşılır ise mağdurun şikayetten vazgeçmemesi durumunda yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Açıklandığı üzere soruşturma ve kovuşturma evrelerinde şikayet hakkının kullanılması özel bazı durumlar içermektedir ve bu sürecin sağlıklı ilerletilmesi için böyle bir süreçte bir ceza avukatından hukuki yardım alınması gerekmektedir. Silivri Ceza Avukatı kadromuz bu alanda hizmet vermektedir. Silivri Ceza Avukatı Ezgi Merve SAPMAZ alanındaki tecrübesi ve bilgileri ile müvekkillerine en doğru ve etkili yollar ile hukuki destek sağlamaktadır.

Stajyer Avukat Beste Sanem ŞAHİN

Ceza hukukuyla alakalı daha fazla içeriğe ulaşmak için hemen Ceza Hukuku Makaleleri sayfamızı ziyaret et.

Daha detaylı bilgi almak için, Bilgiç Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.

0553 351 62 23

Avukat Ezgi Merve SAPMAZ

BİLGİÇ HUKUK BÜROSU


Bu metinden kısmen alıntı yapılması yahut metnin farklı bir mecrada paylaşılması durumunda alıntı yapılan yahut paylaşılan yazıya aşağıdaki ibareler eklenmelidir.

”Yukarıdaki makalenin tüm hakları Bilgiç Hukuk Bürosu’na aittir ve yazarı tarafından Bilgiç Hukuk Bürosu (www.bilgichukuk.com.tr) sayfasında yayınlanmıştır.”

Bu ibare eklenmek şartıyla, metinden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun alıntılar yapılabilir ve metin farklı mecralarda paylaşılabilir, yazarın izni olmaksızın aksine hareket edilemez.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu