Aile Hukuku

Boşanma Davası Nedir?

Boşanma Davası Nedir?

Boşanma davası, yasal şartların taşınmasıyla kurulan evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesi talepli olarak açılan davadır. Boşanma davasını evliliğin taraflarından birisi açabileceği gibi, iki tarafın mahkemeye başvurmasıyla da açılabilmesi mümkündür.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davası, taraflardan birisinin veya iki tarafın birlikte mahkemeye başvurmaları ve dava için gerekli harç ile giderleri mahkeme veznesine yatırmasıyla birlikte açılmış olur. Boşanma davasını taraflar kendileri açabileceği gibi bir boşanma avukatı aracılığıyla da açabilir. Taraflar davayı kendileri açıyor ise boşanma talepli dava dilekçesini, iddialarını ispatlayacak delillerini ve kimlik fotokopilerini 1mahkemeye sunarlar.

Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Boşanma davalarında davanın açılacağı görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde boşanma davası Asliye Hukuk Mahkemesinde Aile Mahkemesi sıfatıyla açılır. Yani dava dilekçesini başlığı aşağıdaki gibi olmalıdır.

…. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)

Boşanma davalarında davanın açılacağı yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu’nda seçimlik olarak gösterilmiştir. Buna göre boşanma davalarında yetkili mahkeme;

  • Davacının yerleşim yeri
  • Davalının yerleşim yeri
  • Tarafların evlilik birliğinde son 6 aydan beri oturdukları yerleşim yeri mahkemesidir.

Bu durumu bir örnekle açıklamak gerekirse; tarafların evlendikten sonra Silivri’de ikamet ettiğini düşünelim. Arada anlaşmazlıkların oluşmasından sonra taraflardan birisi Bakırköy’e diğeri Çorlu’ya yerleşmiştir. Bu durumda yetkili mahkemeler Silivri Aile Mahkemesi, Bakırköy Aile Mahkemesi ve Çorlu Aile Mahkemesidir.

Boşanma Davası Açma Masrafı Ne Kadar?

Boşanma davası açılırken mahkeme veznesine yatırılması gereken harç ve giderleri vardır. Boşanma davası açmadan önce müvekkillerimizin avukat olarak tarafımıza sorduğu ilk sorulardan birisi “boşanma davası açmanın masrafı nedir?” sorusudur.

Boşanma davası açılırken mahkeme veznesine yargılama harçları ve gider avansı yatırılır. Bu harç ve masraflar yatırılmaksızın davanın açılabilmesi kural olarak mümkün değildir. Eksik yatırılan harç ve masraf söz konusu olduğunda, mahkeme bu eksikliğin giderilmesi için taraflara kesin süre vererek harcın veya gider avansının tamamlanmasını ister. Verilen kesin süre içerisinde eksiklik tamamlanmaz ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Davanın başında yatırılan harçlar her yıl belirlenir ve yasal dayanağı Harçlar Kanunu’dur. Gider avansı ise yargılama sırasında delillerin toplanması, tanıkların davetiye ile çağırılması, bilirkişi ücreti gibi hususlarda kullanılarak masraftır.

Her somut davanın özelliklerine göre yapılacak masraf artabilir. Ancak mahkeme veznesine yatırılacak ortalama meblağ 500-600 TL civarında olacaktır.

Yargılama harç ve masraflarını davanın açılması sırasında davacı taraf öder. Dava harç ve masraflarının ödenmemesinin tek istisnası “adli yardım” kurumudur. Bu kuruma göre dava harç ve masraflarını ödeyemeyecek durumda olan kişiler mahkemenin istediği fakirlik ilmühaberi, çalışılmadığına dair SGK hizmet dökümü gibi belgeleri mahkemeye sunup adli yardım talebinde bulunması ve adli yardım talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle harç ve giderler davacı tarafından ödenmez. Yapılacak masraflar suçüstü ödeneğinden karşılanır.

Boşanma Davası Çeşitleri Nelerdir?

Boşanma Davası Çeşitleri Nelerdir?

Evlilik birliğinin ortadan kaldırılması amacıyla açılan boşanma davaları iki şekilde karşımıza çıkar. İlki anlaşmalı boşanma davası, ikincisi de çekişmeli boşanma davasıdır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?

Anlaşmalı boşanma davası, hızlı ve pratik olarak çözümlenebilen bir boşanma davasıdır. Türk Medeni Kanunu madde 166/3’ de düzenlenmiştir. Anlaşmalı boşanma davası eşlerden birisinin veya her ikisinin de mahkemeye başvurmasıyla açılır. Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması şartı bulunmaktadır. 1 yıldan az süren evliliklerde anlaşmalı boşanma yoluna başvurulabilmesi mümkün değildir. Bu halde gidilmesi gereken yol çekişmeli boşanma davası olacaktır.

Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünü mahkemeye sunarlar ve mahkeme hakimi tarafları bizzat dinleyerek protokolü uygun bulursa boşanma kararı verir. Anlaşmalı boşanma protokolünde boşanma hususunda, boşanmanın mali sonuçlarında ve çocukların durumunda tereddütsüz bir şekilde anlaşılmış olması gerekir. Burada önemle belirtilmesi gereken nokta, hakim tarafından anlaşmada gerekli görülen değişikliklerin yapılabilmesi yetkisinin bulunmasıdır. Hakim tarafından yapılan değişiklikler taraflarca da kabul edildiğinde boşanma kararı verilir.

TMK Madde 166/3 :  Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

 

 Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Çekişmeli boşanma davası, davacının genel veya özel boşanma sebeplerinden bir veya birkaçına dayanarak açtığı boşanma davasıdır. Çekişmeli boşanma davasında davacının, karşı tarafın kusurunu ispat etmesi zorunludur.

Genel Boşanma Sebepleri Nedir?

Genel boşanma sebepleri kanunumuzda anlaşmalı boşanma, eylemli ayrılık ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak gösterilmiştir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davalarında, taraflar arasındaki anlaşmazlık evlilik birliğini ve ortak hayatı çekilmez bir hal aldırmıştır. Bu boşanma sebebine halk arasında şiddetli geçimsizlik de denmektedir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına örnek olarak güven sarsıcı davranış, hayata bakış açılarındaki farklılıklar ve saygısızlık örnek olarak gösterilebilir. Bu sebeplerin artırılabilmesi mümkündür ve her somut boşanma davasına göre belirlenmelidir.

Özel Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Özel Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Özel boşanma sebepleri Türk Medeni Kanunu’nda sınırlayıcı şekilde sayılmıştır. Buna göre özel boşanma sebepleri zina, suç işleme-haysiyetsiz hayat sürme, hayata kast-pek kötü ve onur kırıcı davranış, terk ve akıl hastalığıdır.

  • Zina (Aldatma) Sebebine Dayanan Boşanma Davası:Zina sebebine dayanan boşanma davasında davacı, davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı bir şekilde bir başkasıyla cinsel birliktelik yaşamasından dolayı dava açmaktadır. Zinanın mevcut olabilmesi için cinsel birliktelik yaşanması şarttır ve bu cinsel birliktelik karşı cinsten birisiyle gerçekleşmelidir. Aynı cinsle yaşanan birliktelik zina olarak nitelendirilemez. Bu durum ancak haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayalı boşanma davasına konu edilebilir. Zina sebebine dayalı boşanma davası açılabilmesi için kanunda özel bir dava açma süresi öngörülmüştür. Zina fiilinin öğrenilmesinden başlayarak 6 ay içerisinde, her halde zina fiilinden itibaren 5 yıl içerisinde zina sebebine dayalı boşanma davasının açılması gerekir. Aksi halde dava hakkı ortadan kalkar. Zinanın bir kez gerçekleşmesi davanın açılabilmesi için yeterlidir. Eğer kişi zina fiilini affederse dava hakkı ortadan kalkar. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
  • Suç İşleme-Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebine Dayanan Boşanma Davası:Taraflardan birisi bir suç işler veya haysiyetsiz hayat sürer ise, bu durum diğer eş için çekilmez bir durum alır ve ortak hayatı çekilmez kılar ise boşanma davası açılabilir. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayalı boşanma davasında dava açma süresi söz konusu değildir. Her zaman boşanma davası açılabilir. Eşlerden birinin diğerini affetmiş olması davanın açılmasına engel değildir. Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki, yapılan fiillerin bir ceza mahkemesinin mahkumiyet kararına bağlanması da söz konusu değildir.
  • Hayata Kast – Pek Kötü ve Onur Kırıcı Davranış Sebebine Dayalı Boşanma Davası:Hayata kast durumunda bir eşin, diğerinin yaşam hakkına müdahalesi durumu söz konusudur. Hayata kast durumu söz konusu olduğunda boşanma davası açılır ve ispatlanması halinde ceza mahkemesinin mahkumiyet hükmü aranmaksızın aile mahkemesince boşanma kararı verilir. Pek kötü ve onur kırıcı davranış durumu ise bir eşin diğerine yaptığı kötü davranış durumudur. hayata kast-pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebine dayalı boşanma davasında, zina sebebine dayalı olarak açılan boşanma davalarında olduğu gibi 6 aylık ve 5 yıllık dava açma süresi söz konusudur. Hayata kast-pek kötü ve onur kırıcı davranış boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay, her halde fiilin üzerinden 5 yıl geçmeden boşanma davasının açılması gerekir. Aksi halde dava açma hakkı ortadan kalkar.
  • Terk Sebebine Dayalı Boşanma Davası:Terk, taraflardan birisinin evlilik birliğinden doğan sorumluluklarını yerine getirmemek amacı ile müşterek konutu terk etmesidir. Terk durumu söz konusu olduğunda diğer eş mahkemeye veya notere başvurur ve terk üzerinden en az 4 ay geçtikten sonra bir ihtar çekilir. Bu ihtarla evi terk eden eşe en az 2 ay süre verilir ve eşin eve dönmesi için gerekli olan imkanlar sağlanır. Terk durumunda ihtarın mutlaka mahkeme veya noter kanalıyla çekilmesi gerekir. Eğer ihtar yapılmadan boşanma davası açılır ise, ihtar mahkeme tarafından yerine getirilir. Terk sebebine dayalı boşanma davasında önemli olan nokta müşterek konutu terk eden eşin evlilik birliğinden doğan sorumluluklarını yerine getirmeme amacıyla hareket etmiş olmasıdır. Eğer terk eden eşin evlilik birliğinden doğan sorumlulukları yerine getirmeme gibi bir amacı yok ise veya haklı nedenle evi terk etmiş ise o halde diğer taraf terk fiilini gerçekleştirmiş sayılır.
  • Akıl Hastalığı Sebebine Dayalı Boşanma Davası: Evliliğin taraflarından birisi akıl hastası ise, bu durum doktor raporu ile kanıtlanmış ise ve bir eşin akıl hastası olması diğeri için ortak hayatı çekilmez hale getiriyor ise akıl hastalığı sebebine dayalı boşanma davası açılabilir.

Ortak Yaşamın Yeniden Kurulamaması Sebebine Dayanan Boşanma Davası Nedir?

Ortak hayatın yeniden kurulamaması nedenine dayalı boşanma davası Türk Medeni Kanunu’nun 166/4 maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece açılan boşanma davasının reddine karar verilmiş ise ve ret kararının kesinleşmesinin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen müşterek hayat yeniden kurulamamış ise taraflardan birisi mahkemeye başvurarak boşanma talebinde bulunabilir. Mahkeme bu durumda ortak hayatın yeniden kurulamadığına kanaat getirir ise boşanma kararı verir. Tarafların kısa ve geçici bir süre bir araya gelmeleri durumunda, ortak hayatın yeniden kurulması amacı söz konusu değilse ortak hayat kurulmuş sayılmaz. Bu davanın açılabilmesi için reddedilen ilk boşanma davasının özel veya genel boşanma sebebine dayalı olarak açılması fark etmemektedir.

Boşanma davası açan tarafın, yukarıda açıklanan özel veya genel boşanma sebeplerinden bir veya birkaçına dayanarak boşanma davası açması gerekmektedir. Dava dilekçesinde muhakkak bir boşanma sebebi ve bu sebebe dayanak olan deliller gösterilmelidir. Aksi halde mahkemece davanın reddine karar verilir.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Boşanma davasının ne kadar süreceği sorusunun cevabı 2 şekilde olmaktadır. İlki anlaşmalı boşanma davası için olan cevaptır. Anlaşmalı boşanma davaları farklılık göstermekle birlikte en fazla 1-2 ay içerisinde kesinleşmektedir. İkinci olan çekişmeli boşanma davaları ise çok daha uzun sürmektedir. Çekişmeli boşanma davasındaki taleplere göre uzayıp kısalabilmekle beraber yaklaşık 1-2 sene sürmektedir.

Boşanma Davasında Tarafların Duruşmaya Katılması Zorunlu Mudur?

Bu sorunun cevabı anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası için farklıdır.,

Anlaşmalı boşanma davası için TMK madde 166 hakimin tarafları bizzat dinleyeceğini düzenlemiştir. Buna göre anlaşmalı boşanma davasında, aile mahkemesi hakimi protokol şartlarını kabul edip etmedikleri ve iradelerini serbestçe sunup sunmadıklarını anlayabilmek için boşanma davası duruşmasında tarafları bizzat dinler. Bir boşanma avukatı ile temsil edilseler dahi tarafların duruşmaya katılması zorunludur.

Çekişmeli boşanma davasında durum daha farklıdır. Aile mahkemesinde açılmış olan çekişmeli boşanma davasında boşanma avukatı var ise tarafların duruşmaya katılması zorunlu değildir.

Tarafların boşanma avukatı ile temsil edilmemiş olması söz konusu olduğunda davacının duruşmaya mazeretsiz olarak katılmaması durumunda dosya işlemden kaldırılır. Davacının 3 ay içerisinde dilekçe ile mahkemeye başvurarak dosyanın yeniden işleme konulmasını talep etmesi gerekmektedir. Davacı, 3 ay içerisinde dosyanın yenilenmesini talep etmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Davalının duruşmaya mazeretsiz olarak katılmamış olması durumunda yargılama olması gerektiği gibi devam eder.

Boşanma Davasına Cevap Süresi Nedir?

Çekişmeli boşanma davasında boşanma talepli dava dilekçesi, aile mahkemesi tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalı 2 haftalık cevap süresi içerisinde isterse bizzat isterse de boşanma avukatı aracılığıyla davaya cevap verme hakkına sahiptir. HMK madde 127/1 ye göre cevap dilekçesinin 2 hafta içerisinde hazırlanması imkansız ise durum ve koşullara göre, talepte bulunan davalının cevap süresi bir defaya mahsus 1 ayı geçmemek üzere uzatılabilir. Bu duruma uygulamada boşanma davasında ek cevap süresi denilmektedir.

HMK Madde 127: (1) Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.

Boşanma Davasına Cevap Dilekçesi Vermek Zorunlu Mudur?

Boşanma davasında cevap dilekçesi vermek elbette ki zorunlu değildir. Ancak cevap dilekçesi vermemenin bazı sonuçları mevcuttur. Boşanma davasına cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının dilekçesindeki tüm iddiaları inkar etmiş sayılır. Ancak 2 hafta olan davaya cevap süresinin geçmesinin ardından davalının tekrar cevap dilekçesi sunabilmesi mümkün değildir. Cevap dilekçesi vermeyen davalının delil listesi verebilmesi, tanık dinletebilmesi ve yeni bir iddia ileri sürebilmesi de mümkün değildir.

Bu sebeple boşanma davasında hak kaybına uğramamak adına dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde boşanma avukatına başvurularak boşanma davasına cevap verilmesinde yarar bulunmaktadır.

Boşanma Davasında İlk Duruşma Ne Zaman Olur?

Boşanma davalarında 5 aşamalı yargılama sistemi mevcuttur. Bu aşamalar;

  • Dilekçeler aşaması
  • Ön inceleme aşaması
  • Tahkikat aşaması
  • Sözlü yargılama aşaması
  • Hüküm aşamasıdır.

Davacının dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde davalının cevap dilekçesi vermesi gerekmektedir. Davalının cevap dilekçesi vermesi durumunda, cevap dilekçesi davacıya tebliğ edilir ve davacı 2 hafta içerisinde cevaba cevap dilekçesi verebilir. Davacının cevaba cevap dilekçesi vermesi durumunda cevaba cevap dilekçesi davalıya tebliğ edilir ve davalı 2 hafta içerisinde ikinci cevap dilekçesi verebilir. Davalının ikinci cevap dilekçesini süresi içerisinde mahkemeye teslimiyle birlikte dilekçeler aşaması tamamlanmış olur. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasının ardından mahkeme ön inceleme duruşması için gün verir. Ön inceleme duruşması boşanma davasında ilk duruşmadır. Boşanma davasında ilk duruşma, davanın açılmasından sonra ortalama 6 ay sonra verilir.

Aile ve Boşanma hukukuyla alakalı daha fazla içeriğe ulaşmak için hemen Aile Hukuku Makaleleri sayfamızı ziyaret et.

Daha detaylı bilgi almak için Bilgiç Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.

0553 351 62 23

Avukat Ezgi Merve SAPMAZ

BİLGİÇ HUKUK BÜROSU


Bu metinden kısmen alıntı yapılması yahut metnin farklı bir mecrada paylaşılması durumunda alıntı yapılan yahut paylaşılan yazıya aşağıdaki ibareler eklenmelidir.

”Yukarıdaki makalenin tüm hakları yazarı Avukat Ezgi Merve SAPMAZ’e aittir ve makale, yazarı tarafından Bilgiç Hukuk Bürosu (www.bilgichukuk.com.tr) sayfasında yayınlanmıştır.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu